CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, bayram öncesi yaptığı açıklamada Silivri Cezaevi önünden Türkiye'nin adalet sistemine dair sert eleştirilerde bulundu. Konuşmasında hem vicdanlara hem de siyasete seslenen Sarıgül, “Türkiye ne yazık ki bayrama Silivri’de girdi. Türkiye Silivri oldu, Silivri Türkiye oldu,” dedi.

Bugünün Türkiye’sinde artık gazetecilerin, siyasetçilerin, avukatların, gençlerin hatta falcıların bile tutuklandığını söyleyen Sarıgül, “Her gün bir başka isim Silivri’ye geliyor. Ancak bizim özlemimiz, gençlerin cezaevinde olmadığı, annelerin gözyaşı dökmediği, vicdanların sızlamadığı bir Türkiye. İşte biz o Türkiye'yi gerçekten çok özledik” ifadelerini kullandı.

Bahçeli: CHP, Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı şer ve şiddet cephesi açmıştır Bahçeli: CHP, Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı şer ve şiddet cephesi açmıştır

“Affet Türkiyem” çağrısı

Cezaevlerinin kapasitesinin çok üzerinde dolduğunu vurgulayan Sarıgül, “Şu an 300 bin kişilik cezaevlerinde bu sayının çok üstünde mahkûm var. Her geçen gün yeni cezaevleri yapılıyor. Keşke o cezaevleri yerine iş yerleri yapılsa da suç oranı azalsa,” diye konuştu.

Sarıgül’ün en çok üzerinde durduğu konu ise kader mahkumlarıydı. Bugüne dek çıkan dokuz yargı paketinin yeterli çözüm getirmediğini hatırlatarak, “10. Yargı Paketi için büyük bir umut var. Kader mahkumlarının artık beklemeye tahammülü kalmadı. Annelerin hasretini dindirmek, çocukları sevindirmek için sesleniyorum: Affet Türkiyem! Bu sese kulak verelim,” dedi.

Sarıgül, siyasi partiler arasında ayrım yapılmaksızın, tüm belediye başkanlarına ve milletvekillerine seslenerek ortak bir irade çağrısı yaptı: “Hangi partiden olursak olalım, vicdanlarımızda birleşmeliyiz.”

İmamoğlu’nun mesajı: Birlik ve bütünlük

Açıklamasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yaptığı görüşmeye de değinen Sarıgül, İmamoğlu’nun kurultay öncesi çok net bir çağrısı olduğunu söyledi. “Sayın Başkanımız, bu süreçte birleştirici ve kapsayıcı olmamız gerektiğini söylüyor. Amasız fakatsız büyük bir birliktelik sağlamalıyız diyor. Çünkü milletin güçlü olması için, adalet sisteminin de güçlü olması gerekiyor,” dedi.

Sarıgül, “Kurultayda Türkiye'nin geleceğine dair umut verici kararlar çıkacağına inanıyorum. Ekrem Başkanımız da tüm yurttaşlara selamlarını ve sevgilerini gönderdi,” diyerek sözlerini sürdürdü.

Özdağ 72 gündür bekliyor: “İddianame nerede?”

Sarıgül, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile yaptığı görüşmeyi de aktardı. “Ümit hocam bana çok dertli konuştu. 72 gündür iddianame hazırlanmamış. Bana bağırdı çağırdı, ‘Ben neden buradayım?’ diyor. ‘Benim suçum ne? Hangi suçu işlediğimi bilmiyorum. Beni neden burada tutuyorsunuz?’ diye soruyor.”

Özdağ’ın bu süreçte kantin dışında hiçbir yerden yemek almadığını belirten Sarıgül, onun bir an önce yargılanmak ve özgürlüğüne kavuşmak istediğini söyledi. “Kendisinin özgürlüğüne kavuşma talebi sadece bireysel değil, hepimizin hukuka olan güveni açısından da önemli,” diyerek bu meselenin takipçisi olacağını ifade etti.

“Güneşin doğuşu engellenemez”

Sarıgül konuşmasının sonunda umut dolu mesajlar verdi: “Unutmayın, dağlar ne kadar yüksek olursa olsun, güneşin doğuşunu engelleyemez. Bu karanlık günler geçecek. Adalet, er ya da geç yerini bulacak.”

Sarıgül’ün bu açıklamaları, sadece Silivri Cezaevi önünde yapılan bir konuşmadan ibaret değil. Türkiye’de her geçen gün daha çok dile getirilen adalet talebinin, toplumsal barış ve vicdan çağrısının yüksek sesle dillendirilmiş hâli. Ve bu çağrı artık sadece bir partinin değil, milyonlarca insanın ortak talebi: Adil bir Türkiye.